Baktı aynaya kaskatı kesildi…
Bekleyiş devam ediyor kupaların yıldızı olmak için, büyük gün bu bekleyiş. Değer mi değmez mi diye
hesaplaşır ve her defasında aynı sesi duyardı:
-Bedelli mutluluklara hoş geldin küçük hanım diye içini titreten ve iliklerine kadar onu üşüten o sesi
yine duydu…
Evet kırk beş derece olan bu lanet şehirde üşüyordu. Soğuk olan ruhu sıcaktan terleyen bedeniyle
savaşıyordu. Yorgun düşüyor ve uyku takviyesi çekmece de onun için savaşa hazır bir asker gibi. Onu
yalnız bırakmayan o ses ve çekmecesindeki asker. Artık uykusuzluk problemi yok en azından geceleri
gücünü toplayabiliyor. Yorgun düşmüş gözlerini aheste aheste kapayıverdi. Askerinin yardımıyla
aynada beliriveren ay yüzü uykuya daldı ve yine peşi sıra o rüyalar…

Fırtına ve rüzgar baş gösterip doğaya hükümleri başladı bile. Rüzgarın soğuk ve tozlu havası kadının
vücudunu kapladı. Başladı isyan tüm toz, yaprak, yağmur, fırtına ve bunların içinde kalan kadın…
İçindeki birbirine karışmış duygular gibi… İsyanı bastırmak gerekiyor, aktı kalbinden ılık ılık karıştı
yağmurun bereketi havaya ve toprağa. Ilık havanın hakim sürdüğü doğa ananın kucağına itti ve
ıslaklığın tılsımı büyüledi onu, rüzgar gibi dindi içindeki fırtına. Keşke içindeki öfkeyi de alıp götürse
çözülüverir belki bu kördüğüm. Ve aynı sesle uyanıverdi bir yerden düşme hissiyle.
-Küçük hanım kalkın lütfen…
Uyanıverdi korkularıyla, aynada yüzleşir gibi… Onu düşmekten kurtaran aynadaki yüzüydü… Sevmediği
tek kelime düşmek. Düşmek neydi?
Cam gibi donuk ve cam gibi kesici bakışlara sahip olan biri ya da soğuk ruhunun içine hapsedilmiş
parçalanmış buz parçacıkları gibi kırıcı olan konuşmalara sahip olan birinin hayatı mıydı düşmek?
Hayır …
Güvensiz, içindeki çocuğu birilerine göstermekten çekinen güçlü kadın maskesini takmak zorunda
kalan küçük bir kız çocuğu olmak demekti…
Her genç kızın rüyası beyaz gelinlikmiş. Onun böyle beyazlı bir düşü olmadı. Olamazdı. Işıkları düşledi.
Işıklar altında genç bir kadının orta yaşa doğru gidişini izleyen ve alkışlarla sahnede duran beyazlar
içinde başarılara imza atan kadını düşledi. Mutlu oldu ışıklar altındaki kadın… O kadın hep tek
başınaydı. Beyaz olmak için yalnız kalması mı gerekirdi? Yalnızlığı en ağır bedel mi olacaktı?
Alkışlar arttı her geçen gün…
Tekrar baktı aynaya, küçük bir kız çocuğun değişen hayatı ve değişen yüzünü gördü. Beyaz yüzünde
soğuk bakışları olan küçük kız kendisi olmak istiyordu. Mermerden ne farkı vardı onun? Soğuk, beyaz
ve ruhsuz… Sahte ne demekti hiç bilmezdi. Şimdi bildiği tek şey sahte hayatının içinde sahnenin
içindeydi. Beyaz düşü başroldeydi… Bir ses duydu, yine aynı ses:
-Her şeyin var bir bedeli, yalnızlığınla borcunu ödüyorsun ve bu senin seçimin…
Kadın sesi bastırmaya ve en güzel sesi duymaya çalıştı, alkış seslerini…
Soğuk ruhu normal insan sıcaklığında ki bir ruha sahip olabilir miydi bilmiyordu. Normal insan
sıcaklığındaki ruh nasıl olmalıydı bilmiyordu.

Yoksa : bir yerde yarım saatten fazla oturmak mı, beyaz gelinlikli bir düşün olması mı, çocuk sahibi
olmayı benimsemek mi, insanlara güvenmeyi öğrenmek mi, insanoğlunun hiçbir zaman yalnız
ölmeyeceğine inanmak mı, bitişleri başlangıçlar gibi normalle karşılamak mı, ihanetlerin bazen
olacağına ve hayatın bir kuralıymış gibi bakmak mı, seni düşünen insanların her zaman var olduğuna
inanmak mı? Normallikler bunlar mıydı? Hayır hayır ! Soğuk ruhuyla düşmezdi o, memnundu
hayatındaki uyumsuzlukların ahenginden. Şuan attığı sağlam adımları kadar emindi ki yere düşerse
uzanan bir elin olmayacağını çok iyi biliyordu. Yavaş ve dikkatli olmalıydı, düşerse incinebilirdi.
Anladı ki ayakta kalmanın sebebi sevmediği o kelime ve soğuk ruhuydu. Belki de güçlü ve yalnız
olmayı seviyordu kimseyi sevmediği kadar…
Küçük kadın hesaplarını kapatmak üzereydi ki yine o ses:
-Dinle
-Ne var yine, rahat bırak beni
-Hesaplaşma bitmedi
-Bitti. Hayatımın sahnesindeyim artık…
-Anladım, benden çoktan kurtulmuşsun sen
Kadın hesap defterini kapatıp ve bir daha o sesi hiç duymadı…

HİSSETTİĞİM SEN VE İÇİMDEKİ SES

BEDELLİ MUTLULUK HİKAYESİ
Etiketlendi:                     

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir